Pages

26 Ağustos 2007 Pazar

İşte döndüm:((

Tatil bitti:( hem de çok çabuk bitti.. Ben daha yeni tatil moduna girmiştim halbuki:)) Ne yalan söyleyeyim arkadaşlar, İstanbul u hiç özlemedim... Gerçi 4 günlük bir ayrılıktı, ama sanırım bu ayrılık 4 ayda olsa özlemezdim İstanbul u... Geceleri deniz kenarına inip, şezlonglara uzanıp, müzik dinleyip yıldızları izlemek ne kadar da güzelmiş... Dalından incir koparıp yemek.... Hayatımda ilk defa ağaçtan incir topladım:))) Eeee biraz acemilik vardı tabii:)) İncir ağacının yaprakları beni pek sevmedi sanırım:) Olsun kopardım işte, yedim yedim bitiremedim:(( Düşünsenize; uzanmış güneşleniyorsunuz, hemen yanınızda ağaçlar dallarında meyvelerle... İncir, kayısı, zeytin ağaçları:)) Ben incir delisi olduğumdan incir ağacının hemen yanında güneşlenmeyi tercih ettim, ehhh ayağa kalkıp yanına gidip incir toplamak zor tabii, sadece kolumu uzatsam alıyordumm:))) Ayrıca herkesin Berat Kandili mübarek olsun:)) Tatilimizin son günü yan odamıza gelen tatilcilerin küçük sevimli kızı Nehir, kızımın yanından ayrılmadı:)))) Özge de o nu sevınce bu poz ortaya cıktı:) Erdek Narlı........ Eğer sizinde tatil anlayısınız benım kı gibi dinlenme amaclıysa, kesinlikle tavsiye edebileceğim biryer Narlı....
Bu güzelliklere bakmaya doyamıyorsunuz.. Gündüz ayrı gece ayrı güzell...
Deniz kenarından ayaklarınızı suda şapırdatarak yürüyerek köy içine ulaşabiliyorusunuz...
İşte burası da bizim meşhur iskelemiz... Ahhh ne guzel aksamlar gecırdık burda....
Kızım benım kadar olmus heheheh.... Kaldığımız yerin balkonu... Deniz ayaklarımızın dibinde... Ben hala orda olmak istiyorum... Sanırım bu tatil beni bozdu:)))

22 Ağustos 2007 Çarşamba

Tatile gidiyorum, döneceğim:))

Arkadaşlar nihayet ben de tatile cıkabılyorum.. Gerçı benım kı, sıkıştırılmış tatıl programı:)) ama olsun 4 gun de yeter bana:)) Hazır evdeyken bugun hem kendı arkadaslarımı hem de kızımın arkadaslarını ağırladık evımızde.. Burcın ın dedığı gıbı ev hanıımı mı oldum ne?? Pek bı hosuma gıttı ama:))
Bugun ıcın oyle fazlaca uğrasamadım:( malum bı yandan valız bı yandan mutfak:)) resımlerı ekleyeceğım gıder ayak, tarıflerı ıstersenız dönduğum de ekleyeceğim:))
Hepiniz kendinize iyi bakın:)))
Hoşçakalın....

21 Ağustos 2007 Salı

Köy Ekmeği

Kahvaltı etkinliğini saat farkı ile kaçırmış bulunmaktayım:( Zaten ilk etkinliğim olacaktı, eğer katılabilseydim.. Neysee, ekmek nasılsa sadece kahvaltıya özgü birşey değil... Her daim yenebilicek bir besin öğesi olması sebebiyle, yukarıda görmüş olduğunuz bir somun ekmeğin :)) tarifini vermek istiyorum..
Malzemeler;
1+1/4 cup su
2 küçük kaşık tuz
2 büyük kaşık şeker
2 büyük kaşık eritilmiş tereyağı
1 adet çırpılmış yumurta
4 cup un
1+1/2 cup maya
Yapılışı;
Herzaman ki gibi, sırasıyla sıvı malzemelerimizi ekmek makinamızın kabına alıyoruz. Daha sonra tuzunu ve şekerini ekleyip, unu ilave dttikten sonra ortasını cukurlastırıp mayayı tam ortaya koyuyoruz. Makinamızın 1 numaralı programında pişmeye bırakıyoruzzz.. Sonrasında ise dilim dilim kesip hem yiyoruz, hem de yediriyoruzz:)) ( Gerçi ben beyaz ekmek yemiyorum ya neyseee)
Not: Makinada pişirdiğim ekmeklerimi buzdolabında 1 haftaya kadar saklayabiliyorum.
Ekmek makinası ile yapılan ekmeklerin tostları inanılmaz lezzetli oluyor.. (wallahi yedim de söylüyorum)

18 Ağustos 2007 Cumartesi

Pembe Pasta

İnanılmaz yoğun bir gün geçirdim arkadaşlar:( Çok yorgun olmama rağmen uyuyamıyorum. Üstelik yarın da erken kalkmalıyım, temizlik var:(( Bana deseler ki; 785648 gün mutfaktan çıkmayacaksın ve her gun 3 ceşit yemek, pasta yapacaksın tamam derım, ama temizlik ooffffff...

Bugün işten çıkıp eve koştura koştura gelip pastamı kapladım, ziraa saat 7:30 da teslim edilmesi gerekliydi.. Ve ardından da yeğenımın doğum gunu pastasını suslemeliydim.. Oldu ikisi de zamanında yetişti:))) Kendimden beklemediğim bir performans sergiledim yanii:)))

Pastamın pandispanyası Emel Başdoğan ın kakaolu pandispanya tarifinden.. Kreması ise, pastacı kreması ve muz.. 3 kata böldüğüm pastamın her katını portakal suyu ile ıslatıp, en üste ince krem şanti sürdüm. Pasta nın sahibinin ricası ile pembe şeker hamuruyla kapladım. Ve yine sahibinin isteği doğrultusun da ( Kübra nın babası şehirdışında imiş ) üzerindeki yazıyı yazdım.. Genç kızlığa adım atmış şirin bir kıza gitti pastam.. Doğum günün kutlu olsun KÜBRA....

Not: Pandispanyalarımı ( yeğen pastasıda var ya) yaparken başıma gelmeyen kalmadı:(( Kızlar noluyor bize böyle?? İlk pandispanyam kabarmadı:(( Sebebini daha sonra çözdüm.. Sürekli kullandığınız marka unu kullanacaksınızz:))) Sanırım soğutucudaa bekleyen kabarmamış!! pandispanyam ile kotarma harekatını sevgili pastarda Burçin den ben devr alacağım:)))) Kremasını hazırlamaya kalktığımda ise ( gece saat 12:30) baktım ki, yumurtam bitmiş:(( Hemen anneye basvuruldu tabii.. Anneler her derde deva:)) Heee, bir de pandispanyama portakal suyu koymam gerekiyordu ya, ben dolaptakı meyve suyunu portakal suyu zannedıp durayım o aslında kayısı suyuymuşş... Eeee dedım zaten ılkı kabarmadı bu da olmazsa ne cıkar:)) koydum kayısı suyunu, oldumu ?? Olduu, gerçekten hem de ( sahıbı duymasın ) bırazcık tadına baktım da , mecburen tabii kendım beğenmezsem nasıl gönderırım dımı?? Wallahi kesınlıkle bu pandıspanyada portakal suyuna bağlamayın kendınızı:))) evde ne varsa artık heheheh......

Diğer pasta mı nasıl olduu?? Eeee arkası yarın kuşağında görüşmek üzere..

17 Ağustos 2007 Cuma

Ekmek Makinasında Damla Çikolatalı Kek

Ekmek makinamı aldığım günden beri nerdeyse dışardan ekmek almaz olduk... Ama ekmek makinamı sadece ve sadece ekmek yaparken kullanmıyorum. Hamur yoğururken, kek yaparken ve hatta güveç yaparken makinamı kullanıyorum. İyiki eşim bana almış bu makinayı:)) hediye elmıştı yaa hani.... Gerçekten büyük rahatlıkmiş.. Sadece malzemeleri koyuyorsunuz gerisini akıllı alet kendi başına hallediyor.. Arkadaşlar lafı uzatmadan hemen tarife geçmek istiyorum. Malum son iş günü, inanılmaz yoğun geçecek sanırım.. Son iş günü derken haftanın son iş günü olmasıyla birlikte, iznimizin başlangıç tarihi:))) Eveeettt, biz de izne çıkıyoruzz.. Biz diyerek çoğul kullanıyorum, çünkü komple şirketi kapatıyoruz 10 gün boyunca.. Eeee biz öyle dayanamayız aynı anda birkaçımızın şirkette olmamasına heheheh... Anca beraber kanca beraber diyoruz... Hatta tatile gittiğimiz yer bile aynı:))) Ne çok seviyoruz birbirimizi dimi... Ben birkaç gün evde olacağım ve hafta içi tatilim başlayacak.. Bu sürede yine buralarda olmaya çalışacağım, en azından Erdek e gidene dek:))... Beni yalnız bırakmazsınız dimi:)) Malzemeler; 3 Yumurta 1 cup ölçek şeker 1/2 cup sıvıyağ 1/2 cup süt 1/8 cup damla çikolata 1/2 cup pirinç unu 1 büyük kaşık ölçek kakao 2 cup un 1 pk vanilya 1 pk kabartma tozu Yapılışı; Yumurta, şeker, sıvıyağ, süt ve vanilyayı çok az çırpalım. Un, pirinç unu, kabartma tozu ve kakaoyu eleyerek karışıma ekleyelim ve tekrar sadece 1 dk kadar çırpalım. Malzememizi ekmek kalıbımıza boşaltalım. Kalıbı makinaya yerleştirip kek programını seçelim... Sinyal sesini duyduktan sonra damla çikolatamızı ilave edelim. Vee, makinamızı kendi haline bırakalım.... Kekimiz piştikten sonra 10 dk. boyunca makinamızda bekletelim. Daha sonra çıkarıp soğutalım. soğuduktan sonra kalıptan çıkarabiliriz. Not: Ben kekimi dilimledim ve üzerine hazır çikolata sosu dökerek süslemeye çalıştım. kızımın isteği üzerine:)))) Böyle daha şirin olmuş güya heheheh.... Bu arada hani demiştim ya bugun çok yoğun geçecek diye, yazıma sabahın köründe başlamış olmama rağmen saat şu anda 09:55 ancak bitirebiliyorum...

15 Ağustos 2007 Çarşamba

Kısır

Şimdi diyeceksiniz ki; sanki biz hiç kısır yapmadık böyle süslemedik bu Fidan da blog boş kalmasın diye yani olur olmaz herşeyi yayınlamaya başladı:))) demezsiniz dimi??? Kısır, herkesin bildiği, herkesin yaptığı birşey biliyorum. Ama hemen hemen herkes farklı bir şekilde yapıyor.. Ben kısırı sık sık yaparım, hatta mesai arkadaşım sevgili Umut bayılır kısırıma.. Yaklaşık 2 aydır başımın etini yedi kııısssııııııırrrrr diyeee... En sonunda kısır siparişi!!! alınca artık yapayım bari dedim:))) Elimin ayarı da yok benim.. Bol kepçeyim sanırım :))) Bu duruma en çok sevinen sanırım Umut oldu... Pazar günü Gökçe ablamın doğum (gecikmeli olarak) gününü kutladık.. Fırsat bu fırsat bende kısırımı da yaptım kii, herkes faydalabilsin :)) İyiki de yapmışımm herkese yetecek kadar bereketli oldu:))) Malzemeler; Köftelik bulgur 1 adet soğan Salça Yeşil soğan Domates Salatalık Turşu salata Marul Mısır taneleri Limon Tuz Sıvıyağ Nane Kekik Pulbiber Karabiber
Yapılışı;
Bulgurumu temizleyip üzerine bir çaydanlık kaynar suyu boşaltıp tahta kaşıkla karıştırıp süzgece boşaltıyorum. Geniş bir kaba alıp üzerini kapatıp en az yarım saat bekletiyorum ki, bulgurum şişsin.. Daha sonra sıvıyağda soğanımı rondodan geçırıp yağda soteleyip salçayıda ekleyip kokusu çıkana dek kavuruyorum. Biraç ılınınca bulguruma ilave edip baharatlarımı ekleyip tekrar karıştırıp üzerini kapatıyorum.Bu arada salata malzemelerimi doğruyorum. Limonu ve tuzunu ayarlıyorum. Bulguruma karıştırıyorum.. Hepsi bu kadarcıkk..

Not:

Malzemelerin ölçülerini vermedim.. Kişi sayısına göre ayarlayabilirsiniz..

Kısır tarifim özellikle Umut için verilmiştir. Artık mümkünse kendi kısırını kendisi yapabilsin diye:)))

Ben kısırımı genelde baharatlar ve içine doğradığım domateslerin kabularından gül yaparak süslerdim, ama sevgili Ufuk pek güzel süslemişti kıskandım :))) bir kısmını kopya çektim itiraff ediyorrummm ama pişmann değilimm:))))

Ben kısırıma size tuhaf gelebilir ama biraz ketçap ve mayonez karıştırıp yerim hehehe... Ne tuhafım dimi?? Ama öyle süpperrr oluyorrr. Belki siz de denersiniz :))))

14 Ağustos 2007 Salı

Bir Hamur 4 Kurabiye

Bu kurabiyeleri ilk derse katıldığım vakit Ayşem e giderken hazırlamıştım. Yayınlamak için neden bu kadar bekledim bilmiyorum. O gün beğenildiğini düşüyorum, ama aslında tadanlara sormak gerek değilmi?
Tarif sevgili arkadaşım Selin den.. Ama tabii ben yine kendime göre değişiklikler yapmış bulunuyorum..
Malzemeler;
1 pk margarin (mümkünse Hüner)
1,5 su bardağı pudra şekeri
1 su bardağı buğday nişastası
1 yumurta
1 pk vanilya
1 pk kabartma tozu
3 su bardağı un (tepeleme değil)
Yapılışı;
Oda ısısındaki margarin ve diğer malzemeleri ( un hariç) mikserle birkaç dakika çırptım. Krema haline gelince elenmiş unumu azar azar ilave ederek yumuşak bir hamur elde edene dek yoğurdum. Daha sonra hamurumu eşit 4 parçaya ayırdım. Birine kakao hindistan cevizi, birine kırmızı gıda boyası ve zencefil, birine limon ve en son hamuruma da damla çikolata ilave edip yoğurdum. Tüm hamurlarımı streçleyip 15-20 dk kadar buzdolabında beklettim. Daha sonra hafif unlanmış tezgahımda yaklaşık 1 cm kalınlığında açıp kalıplarla şekillendirdim. Yağlı kağıt serili tepsimde önceden 170 derecede ısıttığım fırınımda 15 dk pişirdim.
Not: Fırından çıkınca hemen tepsiden almaya kalkmayın, dağılabilir. Hamur gerçekten de Selin in de dediği gibi çok çeşitlendirilebilir. Şeker hamuruyla süslenebilir vs..

13 Ağustos 2007 Pazartesi

Ebruli Chesscake

Yaptım yaptım ben de yaptımm.. Bir de kendime kızdım ki sormayın gitsin.. Hem peynir, hem de bitter çikolataya bayılan biri olarak daha önce neden yapmamışım bilemiyorum. Peynirli hiçbirşey yemeyen eşim bile; Fidan yarın da sadece bitterli yaparmısın? dediğine göre eheheheh...
İlk cheescake denememi Anne WILLAN'ın kitabından yardım alarak uyguladım. Ve gerçekten çok beğendik. Bundan sonra sanırım çeşit çeşit cheescake yapacağım. Ama önce ilk cheescake imin tarifini vermek istiyorum. Gerçi ben çok geç keşfettim bu tadı, o yüzden bu tarifi bilenler ve uygulayan arkadaşlar çoktur sanırım. Ollsunn, ne de olsa benim ilk denemem. Nasıl yaptığımı anlatmazsam çatlarımm:)))
Malzemeler;
Tabanı İçin;
150 gr kepekli bisküvi
75 gr margarin yada tereyağı (ben Teremyağ kullandım)
ayrıca; kalıp için bir miktar erimiş margarin
Peynirli kısım için;
2 pk bitter çikolata
2 pk krem peynir (birini labne kullandım) asıl tarıfte 500gr denıyor. Ben 400 gr kullandım bir sorun yokk..
150 gr tozşeker
1 pk vanilya
2 adet yumurta
Yapılışı;
Öncelikle yağımızı eritin. Kalıbınızın tabanını ve kenarlarını güzelce yağlayın. Bisküvileri robotta un haline getirin ve erimiş yağ ile karıştırıp kalıbınızın tabanına ve kanarlarına bastırarak yayın. En az 30 dk buzdolabında bekletin.
Krem peynirleri 1 dk kadar çırpın. Daha sonra içine şekeri ve vanilyayı ilave edip yaklaşık 3 dk kadar çırpmaya devam edin. Çikolataları benmaride eritin (ben mikrodalga da eritiyorum) bir kenarda soğumak üzere beklesin. Bu arada fırınınızı 170 dereceye getirin ısınadursun. Şekerler eriyince yumurtaları tek tek ekleyin. Yani birini iyice karıştırmadan diğerini eklemeyin. Yumurtalarda karıştıkatan sonra karışımı 2 ye ayırın. Beyaz kalan kısmı kalıbınıza boşaltın. Diğer kısma erimiş çikolatayı ilave edin. Çikolatalı karışımı beyaz karışımın üzerine kaşıkla daire şeklinde yayın. Daha sonra bir bıçak yardımıyla şekillendirin. Kalıbınızı alumınyum folyo ıle kaplayıp daha buyuk bır kalıbın içine su koyup kalıbınızı bu suyun içine oturtarak 60 dk pişirin. Piştikten sonra 10 dk kapağı açmayın. 10 dk sonunda kapağı aralayın fakat chesscake içinde soğuyana dek beklesin. Soğuduktan sonra en az 1 gece buzdolabında bekletin..
Not: Yapımı kolay olmakla beraber ben tüm detayları ve püf noktaları verdiğim için sanki oldukça zahmetli gibi görünüyor.
Karışımı 2'ye ayırdığımız kısımda ben çikolatalı katacağım kısmı az tutmuştum tamamen koyulaşmasın diye. Siz bence eşit tutun. Çünkü oldukça koyu oluyor ve iç kısmına şekil verilemiyor.
Benmari usulu pişirmek istemezseniz fırınınızda mutlaka ısıya dayanıklı küçük bir kabın içinde su bulundurun. Bu çatlamasını önlüyor.
Cumartesi günü sevgili arkadaşım Meral'in evine davetliydik. Boş elle gitmemek adına benim için iyi bir fırsat oldu. Cuma akşamından hazırladım. Yalnız, içimde acaip bir huzursuzluk vardı.. Yaptım ama tadını bilmediğim birşeyi götürmek ne derece doğruydu.. Ya güzel olmamışsa, ya bizim damak tadımıza uymayan birşeyse diye. Ama tüm korkularım boşa çıktı.. Tarifini istediklerine göre hehehe...
3 arkadaş daha doğrusu bizim eşlerimiz çocukluk arkadaşları, dolayısıyle bizlerde arkadaşızz:)) Yalnız, çok ilginç bir durum var şöyle ki; benim bir kızım var biliyorsunuz, ama Meral ciğimin ve Habişimin ikizleri var.. Üstelik Habişin ikizleri erkek, Meral in ise kız.. Ve aralarında 3 ay var.. Öyle şekerler ki, resimlerini çekmeyi unutmuşum ama:(
Meral cim de boş durmamış.. Hem 2 kızla uğraşıp hemde bizim için çok lezzetli şeyler hazırlamıştı. Bakınız aşağıda;
1- Atom Pasta
2- Tırtıl Kurabiye
3- Dikme Tatlısı
Ve resimlerini çektiğim ama daha sonra yanlışlıkla sildiğim (ya da yüklemeyi unuttuğum) peynirli ve kıymalı börekler vardıı.. Özellikle dikme tatlısının tarifini Meral in annesin Fatma hn dan istedim. Yakında yayınlayacağımm..

10 Ağustos 2007 Cuma

Kaşarlı Tepsi Köftesi

Son zamanlarda demiştim ya, sıcaklardan evde ekmek pişmez, kek, börek yapılmaz, hele kiii sulu yemek yenmez oldu diye.. İşte bu köftede geçen haftalarda eşimin canının köfte istemesi sonucu ortaya çıktı. Aslında kendisi şöyle booollll kızarmış patates ve yine yağda kızartılmış köfteler istemişti... Yanında da domates soslu spagetti ve ayrann... Ammmaaaa, ben tabii kii kızartma pek tercih etmediğim için olaya el koyuverdim.. Hem de açıkçası tek tek köftelerle uğraşmak istemedim. Köftemi tepside, patateslerimi azıcık kızartma, buyuk kısmınıda elma dilimi şeklinde fırında, makarnamıda 1 tatlı kaşığı yağ ile hazırladım..Malum kilolarla başımız belada:)) Yanına da şöyleee boolll köpüklüü, kaymaksızzz, buuuuzzzzz gibi ve de koyu bir ayran yapmıştım.. Çok mütevazi olan akşam menümüz hemen tükeniverdi.. Ben mii?? içim çok rahattı, makarna kilo aldırmaz içindeki yağ aldırır, eee benim makarnam yağsız denecek gibiydi, köftem ve patatesimde fırında yapılmışlardı..... Yani ben bile bu köfteden kaç dilim aldım bilmiyorumm:)))
Malzemeler;
250 gr kıyma
1 adet soğan
2-3 dilim bayat ekmek içi (ya da galeta unu)
1 yumurta
Tuz
Karabiber
Kimyon
Kaşar dilimleri
Yarım çay kaşığı kabartma tozu
Yapılışı;
Soğanı rondodan geçiriyoruz. Ekmek içini hafif ıslatarak elimizle minicik hale getiriyoruz. Daha sonra kıyma, soğan, ekmek içi, yumurta ve istediğiniz miktarda baharatla tatlandırıp kabartma tozunu ilave edip güzelce yoğuruyoruz. Bu aşamada istenirse Knorr un köfte harcı kullanılabilir. Ama ben genelde harcını kendim yapmayı tercih ediyorum. Kıymamı 2'ye bölüp yarısını çok hafif yağlanmış borcama elimizle bastırarak yayalım. Üzerine kalınca dilimlenmiş (malzemeden çalmayın heheheh) kaşarlarımızı dizip kıymamızın diğer yarısını yine elimizle bastırarak yayalım. Ve önceden ısılıtmış 180 derece fırınımızda üzeri kızarana dek pişirelim.
Not;
Bu miktarlar küçük kare borcama tam geliyor. Siz kişi sayısına göre ayarlayabilirsiniz.
İçine maydanoz ve dileğiniz baharatı katarak daha da tatlandırabilirsiniz.
Vee, hani elimizle bastırark yayıyoruz ya kıymamızı bu aşamada kıyma elimize yapışabilir. Elinizi hafif ıslatarak yaymanızı öneririm.
Ayrıca; herkesin kandili mübarek olsun..

8 Ağustos 2007 Çarşamba

Karaorman Görünümlü Pasta

Bugünlerde içim çok daralıyor. Nedenini bilmiyorum. Belki de herkes tatile çıkarken ben hala çalışıyorum bundan kaynaklanıyor olabilir. Evet evet kesinlikle öyle... Acilen tatile çıkmalıyımmmm.... Yüzme bilmem, sudan korkarım çünkü.. Ama olsunn, kızımla beraber kıyıda da oynayamazmıyım.. Sonraaa, sahilde uzanıp müzik dinleyip, kitap okuyamazmıyımm...Yada gölgede yatıp uyuyup güneşlenemezmiyimm.. Yaparım walla hemde hepsini yaparım.. Kii; yapmışlığım çokturr:)) Başıboş gezmek, kızımla parka gitmek, dondurma ve çikolataa kazanına düşmek istiyorum. Hatta ve hatta Çanakkale de olmak istiyorum.. Kordonda yürümek, şarapevine gitmek istiyorum. Ve geçen yıl yaptığımız gibi (oranın adını unuttum) o güzel yere gitmek ve yine bol bol ızgara yemek istiyorum. Ben ne çok şey istiyorum dimi... Neyse ben pazar günü kuzenim için yaptığım pastanın tarifini vereyim bari... Belki birgün bende tatile çıkabilirimm:)))
Pastamın pandispanyası zaten hazırdı, buzluğumda kullanılacağı günü bekliyordu. Pazar günü sadece buzluktan alıp mikroda kendine getirip 3 kata bölüp her katını süt ile ıslatıp ara krema olarak çikolatalı cream ole ve muz kullandım.. Üst kaplaması ise 1 pk krem şantiyi yarım bardak süt ile hazırlayıp her yerini sıvadım. Yanlarını rendelenmiş çikolata ile kapladım. Üstünü ise daha önceden Anne WILLAN ın kitabında gördüğüm Karaorman Pastasından esinlenerek süsledimm...

7 Ağustos 2007 Salı

Meşhur Anna Kurabiyeleri

Nasılızzz? Yani yeni şablonum ve ben:)) ayy, ne çok uğraştık dün gece. Allah'tan benim kociş bu işlerden anlıyorda ben ne istersem yapmaya çalışıyor. Yoksa ben hayatta uğraşamam yani onun kadar. Hiçte sıkılmıyor beyefendi. Eeee, yeni şablona yeni tarif yakışır dimi? Bu kurabiyeler blog camiasında meşhurmuşlar efendim.. Peki, ben bunu duyduktan sonra yapmadan dururmuydum sizce? heheheh, durmadım tabii.. Gectiğimiz pazar günü Belçika'daki kuzenlerimin geleceklerini öğrendiğimde hemen bir pasta ve Anna Kurabiyelerini hazırladım. Yapımı çok kolay..Tadımı? Eeee, meşhur diyoruzzz yaa.... Daha ne diyelim. Daha çok bisküviyi andıran, kıyır yok yok çıtır bir kurabiye.. İyi de ben neden paralıyorum kendimi tadını anlatmak için.. Deneyin efendim, elinizemi yapışır (evet hamur ya yapışabılır hehehe) siz gene de deneyinnn.... Ama kurabiyeleri kakao serpmeden direk erimiş çikolataya bulayın.... Ben bir dahaki sefer öyle yapıcam. Bir kısmını da şeker hamuru ile süslemeyi düşünüyorum... Şimdii, ben dedim ya bu kurabiyeler meşhurmuşlar diye, iyide ben bunu nerde okudumm, nerde gördüm, tarifi nerden aldım bilmiyorum. Ya, bu alışkanlığımı tamamen değiştirmem gerek sanırım. Mesela bir tarif gördüm dimi, direk not ediyorum. İnsan kimin tarifi onu da yazar dimii... Yok yok ben mesela bir yere telefon numarası yazarım, ama kime ait yazmam heheheheh.... İşte bu da öyle... Tamam tamam değişmeye çalışıcam... Şimdi tarifi vereyimde;
Malzemeler;
50 gr. çekilmiş ceviz içi
100gr. tereyağ 100 gr margarin (oda sıcaklığında)
150 gr. pudra şekeri
50 gr. rendelenmiş bitter çikolata
1 yumurta sarısı
2 çorba kaşığı süt
1,5 corba kaşığı kakao (tepeleme değil)
Aldığı kadar un (tarifte 300gr kadar yazıyor) Elinize yapışmayı bıraktığı an tamamdır... Yumuşak bir hamurunuz olacak..
Üzerine;
2 çorba kaşığı kakao 80 gr bitter çikolata
Yapılışı;
Oda sıcaklığındaki margarini (yada tereyağını) ve şekeri çırpalım. Daha sonra kakao(elenmiş), çekilmiş ceviz ve rendelenmiş çikolata, yumurta sarısı ve sütü koyup tekrar birkaç saniye çırpalım. Azar azar elenmiş unu ilave edelim. Ele yapışmayan fakat yumuşak bir hamur elde edene dek yoğuralım. Güzelce sarıp (strec) yarım saat buzdolabında bekletelim. Bu arada tepsimize yağlı kağıt serelim. Hamurumuzu dolaptan alıp çok inceltmeden yaklaşık 1 cm kalınlığında açıp istediğimiz kalıplarla şekillendirelim. Önceden 160 derece ısıtılmış fırınımızda en fazla 15 dk pişirelim. Fırından alınca birkaç dakika tepside bekletelim. Daha sonra tepsiden alıp soğutalım. Soğuduktan sonra üzerine kakao eleyelim. Çikolatamızı benmari usulu eritip kurabiyelerimizin üzerine istediğimiz şekilde koyalım.....
Not: Bu ölçülerle tam 2 mini fırın tepsisi kurabiyem oldu. Asıl tarifte kurabiyelere 4-5 cm uzunluğunda şekil veriliyor. Benim vaktim olmadığı için kalıplarla kestim.
Veee, bence üzerine kakao elemektense direk çikolataya bulamak çok daha iyi olur. Eeeee, deneyin .......... diyorum başkada diyecek bir şey bulamıyorumm..
Veee, bence üzerine kakao elemektense direk çikolataya bulamak çok daha iyi olur. Eeeee, deneyin .......... diyorum başkada diyecek bir şey bulamıyorumm..

6 Ağustos 2007 Pazartesi

Cenuaz Kekli Muzlu Pasta

Bu pastamı geçen hafta içi sevgili Ayça'nın doğum gününde kendisine hediye olarak hazırladım. Ayça kimmi?? Ayça, benim patronumun yeğeni, çok şeker bir genç kız.. Bu arada ben kesinlikle yalaka bir eleman değilim.. Hani, aaa bak yalakaya patrona yaranmak için yeğenine bile pasta yapmış demeyinnn... Ben sadece gerçekten ama gerçekten patronumu çok seviyor ve saygı duyuyorum. Dolayısıyla kendisine ait olan şeyleri de, yeğeni, oğlu, kardeşleri (ki mesai arkadaşlarımdır kendileri) seviyorum.. Hem kime ne dimiii? İstediğime yaparım, istemediğime de yapmam hehehehe.... Pastamın pandispanyası sevgili hocam Hanimiş Işıl'ın Cenuaz keki... Kreması bitter çikolata, kremadan oluşan ganaj ve muz.... Süslemesi ise tamamen doğaçlama... Aslında öyle sanıyorum ki, pastanızı nasıl süsleyeceğinize önceden karar vermek çok daha doğru.. Fakat ben bunu hiçç beceremiyorum. O anda hadi şunu şöyele yapayım, yok bu burda daha iyi olur derken bir bakmışım pastan bitmiş.. Ama işte son anda karar verdiğiniz için vakit alıyor... Neyse ben tarifini vereyimde..... Artık siz ister önceden karar verin, ister benim gibi doğaçlama çalışınn..Hadii kolay gelsinnnn..... Ben hocamın tarifine harfi harfine uyduğum için tarifi de birebir veriyorum... Orjinal tarife burdan ulaşabilirsiniz....
Malzemeler;
40 gr un
30 gr kakao
3 yumurta
100 gr tozşeker
30 gr tereyağ (eritilip soğutulmuş)
Yapılışı;
1. Öncelikle fırınınızı 175 dereceye ayarlayın, ısınadursun.
2. Kalıbınızın dibine yağlı kağıt koyun. Kalıbın yanlarını sakın yağlamayın. Kek hamurunun kalıbın duvarlarına tutunarak orantılı bir şekilde kabarması için bu önemli.
3. Unu ve kakaoyu birlikte 3 kere eleyin.
4. Isıya dayanıklı bir kabın içinde (ki bu kap koyduğunuz miktarın üç katı kadar malzemeyi alabilecek bir büyüklükte olmalı) çırpma teli yardımıyla şekeri ve yumurtaları biraz karıştırıp birbirine yedirin.
5. Bir benmari kurun. Benmari üzerinde yumurta ve şeker karışımı 40-45 derece sıcaklığa ulaşana kadar telinizle çırpmaya devam edin. Termometresi olmayanlar ısıyı parmak uçları ile ölçebilir. Hafif ılık bir ısıya ulaştıysa tamamdır. Bu işlem bir sonraki aşamada karışımın çok daha fazla kabarmasına imkan sağlıyor.
6. Daha sonra mikser ile uzun uzun çırpın. Çırpma işlemi çok önemli. Çünkü tarifte kabartmak için herhangi birşey kullanılmıyor. Onun yerine yumurtaların hacmi 3 katı artana kadar çırmak gerekiyor. Kitchenaid’i olanlar için bu kısım zor olmayabilir ama benim gibi elektrikli bir el mikseri kullananlar neredeyse 8-10 dakika kadar çırpmalı. Mikseri karışımdan ayırdığınızda oluşan tepe bir süre çökmeden duruyorsa yeterli miktarda çırpmışsınız demektir.
7. Elediğiniz un+kakao karışımın yarısını yumurtalı karışıma ekleyin. Spatula yardımı ile aşağıdan yukarıya doğru katlar gibi yaparak unu yumurtalara yedirin. Yumurtanın kabarıklığının çökmemesine özen göstererek yavaşça yapın bunu. Karışım homojen bir renk alınca un+kakao karışımının diğer yarısını da ekleyin. Yine aynı şekilde birbirine yedirin.
8. Şimdi sıra tereyağının eklenmesinde. Tereyağının direk karışıma dökmüyoruz. Büyük bir kaşık kadar unlu karışımdan alarak eritilip soğutulmuş tereyağının bulunduğu kaseye koyun. Dikkatli bir şekilde yine katlar gibi yaparak yağ ve unu birbirine yedirin. Şimdi tereyağını kek karışımına ekleyebiliriz. Böylelikle yağın hamurun dibine çökmesini engellemiş oluyoruz.
9. Hazırladığınız kalıba hamuru dökün ve önceden ısıtılmış fırında 25 dakika kadar pişirin.
10. Kürdan testi ile kontrol edin. Piştiğinden emin olduktan sonra fırından çıkarın. Kalıbından çıkarmadan tel üzerinde soğutun. Soğuduğundan emin olduktan sonra plastik ince bir spatula veya bıçak yardımı ile kenarlarını kalıptan ayırın. Daha sonra keki ters çevirin ve yağlı kağıttan ayırın.
Buraya kadar hocam anlattı, ben de birebir uyguladım. Kekimi 3 kata ayırdım. Her katını muzlu süt ile ıslattım. Ara katlara muzlu ganajımı koydum. Kekimin üstünü ve yanlarını (ganajdan bir miktar ayırmıştım) ganajla kapladım. Sonra da şeker hamuru ile süsledim.

Süppeerrr Cumartesi

Ben geçtığimiz cumartesi günü belki de hayatımın en hoş ve de yorucu haftasonunu üstelik kızkıza olmanın avantajını yaşadım. Evet itiraf ediyorum, uzuuuunnnn zamandır kız arkadaşlarımla dışarı çıkmıyordum. Ama cumartesi günü sevgili pastarda Burçin ile buluştuk ve bu eksikliğin çookkk büyük bir kısmını giderdik. Gerçi ben doyamadım ama:(( Burçin'le nerdeyse her gördüğümüz pastacılık ile ilgili dükkana girip çıktık.. Hatta bir ara ben o sıcakta yaff Burçin biz delimiyiz Allah aşkına deyip pes ettiğim zamanlarda Burçin; hadi Fidann pes etmek yok deyip kolumdan tuttuğu gibi yola devam dedi... Çok güzel kalıplar ve bilimum alet edavat aldık kendimize... Veeee, fotoğraflarını gördüğünüz Cafe İstanbul da bulduk kendimizi bir anda.. Çok ama çok güzel, inanılmaz dinlendirici, çok otantik bir mekan... Kesinlikle ama kesinlikle yolunuz Eminönü ne düşerse bu mekana uğramadan geçmeyin derim.. Bir anda kendinizi sanki Osmanlı'nın hükmünü sürdüğü yıllarda yaşıyor sanıyorsunuz:)) Yani ben öyle hissettim.. Belki de içeri girdiğim an karşıma çıkan Safiye Sultan tablosu beni bu kadar etkiledi (kitabını okumuştum bu arada) bilemiyorum. Yani mutlaka ama mutlaka tekrar gitmek istediğim bir yer.... Burçin; çok hoş, sıcakkanlı, hanım hanımcık, güleryüzlü.. Ben kendisiyle tanışmış olmaktan dolayı çok mutluyum.. Gerçi aramızda hiç yeni tanışan insanların seviyesi olmadı.. Sanki birbirimizi yıllardır tanıyormuş gibiydik.. Burçiinnnn bacıımmm, yaff denedinmi çemberleriniii??? Birdee, ne zaman gidiyoruz tekrar?????
Burçin'e bakarmısınız yediğimiz güzel yemeğin üzerine söylediğimiz dondurmalarla ne kadar da mutlu :))

3 Ağustos 2007 Cuma

Zencefilli Tarçınlı Kurabiye

Son günlerde bloğum pastalardan geçilmez oldu dimi.. Aslında son zamanlarda sıcaklarında etkisiyle çok fazla mutfağa girip yemek namına birşey yapmıyorum. Son zamanlarda ki en favori yemeğimiz, bilimum tost çeşitleri ve karpuz hehehe... Gerçekten... Bu kurabiyeleri annemin doğum gününde hazırlamıştım. Tarifi sevgili Selin den aldım. Kurabiyeler kıyır kıyır oldular. Biliyorum bu sıcakta kimse kurabiye, kek, börek türü şeyleri ne yapmak ne de yemek istiyor.. Ama olsun belki denenecekler listesine alırsınız, bellimi olurr:)))
Malzemeler
1 pk margarin (eritilmiş, ben Hüner kullandım)
1,5 su bardağı toz şeker
1 yumurta
1 paket vanilya
3,5-4 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 silme tatlı kaşığı zencefil
1 silme tatlı kaşığı tarçın
Yapılışı
Yumurta ve şekeri çırptım. Margarini ve vanilyayı ekleyip azıcık daha çırtım. Daha sonra unu eledim. Zencefil. tarçın, kabartma tozunu ekleyip, unu yavaş yavaş ilave ederek elime yapışmayan yumuşak bır hamur elde edene dek yoğurdum. Streç filme sarıp yaklaşık 15-20 dk buzdolabından beklettim. bu arada fırınımı 170 derecede ısıtmaya başladım. Hamurumu dolaptan alıp 1cm kalınlığında açıp farklı kalıplarla şekillendirip, yağlı kağıt serili tepsimde çok hafif pembeleşene dek pişirdim. Yaklaşık olarak 10-15 dk.. Daha sonra ılıklaşınca üzerine yarım pk bitter çikolatayı eritip çay kaşığı yardımıyla şekiller verdim..
Not: Ben tarifin yarısını uyguladım. Çünkü birebir uyguladığınız vakit oldukça fazla kurabiye elde edeceğinizi tahmin ediyorum. Yaklaşık 1,5 tepsi kurabiyem oldu..

1 Ağustos 2007 Çarşamba

Doğum Günü Pastası (2.Sipariş Pastam)

İşte bu pastamda pazar gunu teslim ettiğim pasta.. 4 yaşına giren sevgili Görkem için hazırladım. Aslında biraz aceleye geldı ve tam da istediğim gibi olmadı.. Yaa, arkadaşlar ben bu işin çok başındayım ama Allah aşkına birileri bana şu heyecanımı nasıl yeneceğimi anlatabilirmi?? Mesela, pastam nasıl olacak ayy napıcam, nasıl yapsam diye kendımı yırtıyorum.. Hem de her defasında sanki ilk kez pasta yapıcakmışım gibi.. Bir dee en önemlisi, diyelim ki pastamı teslim ettim ya tamam bi rahatlıyorum ama sonra da ayy acaba beğenilimi, pandıspanyası kurumu oldu, yok kreması nasıldı? sankı ben yapmadım hehehe... yanı nerdeyse pasta sahıbını arayıp sorucam o derece yanii... Şimdi bu bana has bir durum mu (ki öyleyse kendımı kontrol altına aldırmalıyım sanırım) yoksa siz üstadlara da mı böyle oluyorrr???? Bu arada arkadaşlar; bu cumartesi günü sevgili Pastarda Burçin ile birlikte olacağız... Şimdiden beni bu buluşmanın heyecanı sarmış durumdaa.... Pastamın pandispanyası yine çok beğendiğim Emel Başdoğan ın tarifinden. Orta boy borcamda pişirim 4 kata ayırdım. Herkatını portakal suyu ile ıslattım. Pastacı kreması hazırlayıp içine muz doğrayıp karıstırdım. Aralarına bu kremamı kullandım.. Üzerini ve kenarlarını krem şanti ile kapladım. Daha sonra da seker hamuruyla kapladım. Not: Üzerindeki yeşil mumu ben yaptım, diğerini eşim hehehehe.... Vaktim kısıtlı olduğu için üzerindeki hayvancıkları hazır kullandım. Sadece mavi ayıcığı daha önce yapmıştım. Garibim sıcaktan fodul olmuştu ya, işte bu o ayıcıkk...