Pages

BOREKLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BOREKLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ocak 2012 Cuma

Mayalı Patatesli Börek




El açması börekleri yufkalı böreklere nazaran daha çok severim. Ancaaakkk, o kadar maharetli değilim.. Yani tek başıma bir çarşaf böreği yapamam mesela :) İşte bu mayalı börek beni kurtarır.. Belki birgün sizi de kurtarabilir :)

Malzemeler;




2 yumurta ( akı içine sarısı üzerine)

1 su bardağı süt

1 su bardağı su

1 pk yaş maya

4 yemek kaşığı şeker

3 tatlı kaşığı tuz

1/4 çay bardağı sıvı yağ

Aldığı kadar un ( elinize hafif yapışan, yumuşak kıvamda olmalı hamurunuz )



Hamurun arasına;

Yarım paket eritilmiş margarin

Yarım su bardağı sıvı yağ

( ikisini karıştırın )



İç Harcı: peynir, patates, ıspanak, pırasa vs koyabilirsiniz. Ben patatesli yaptım. Bunun için; 3 patatesi haşlayıp, rendeledim. İçine karabiber, tuz ve birazda nane kattım.



Yapılışı;



Ilık sütve suyun içinde mayayı eritin ve 10 dk kadar mayanın kabarmasını bekleyin. Diğer malzemeleri ekleyip hafif ele yapısan hamur yapılın. Yarım saat bekletilir. 8 bezeye ayırın.

4 beze ayrı ayrı az un serpilerek tabak büyüklüğünde açın aralarına yağ sürün ve üst üste koyun tekrar yarım saat bekletin. Bekleyen hamurları tepsinize göre açın. Yağlanmış tepsiye yerlestirilir. Arasına harcınızı koyun. Diğer hamuru da aynı sekilde açılın harcınızın üzerine yayılın elinizle biraz genisletin. kare dilemlere kesilir. Tekrar yarım saat tepside mayalanır. Üzerine yumurta sarısı sürün ve 170 derecede pisirin.. Ben mayalı hamur işlerimi daima soğuk fırına atarım. Fırın ısındıkça hamurda daha iyi mayalanıyor



Not: Böreğin pişmiş halinin fotoğrafını çekmeyi unuttuğum için bu hali ile idare edeceğiz maalesef. Sizler yapıp nar gibi olmuş böreklerinizi afiyetle yiyeceksiniz artık

19 Kasım 2008 Çarşamba

Pırasalı Börek

ma,me,mi,mo,mö,mu,mü!!!! Duymak istemiyorum desem:)) Kızım uykusunda bile sayıklar oldu. Paşa deseniz, o ayrı alem:)) Son zamanlarda pek bir oyuncu oldu kendisi. Yani anlayacağınız üzre ben son zamanlarda, çıldırmaya az kaldı, doktorum nerde??? şeklinde dolaşmaktayım.. Eh, ayrıca sultan hazretlerine pırasa, patlıcan vs.. yedirmenin değişik yollarını arar dururum:)) İşte bir örnek... Yedimi peki?? Evet yedi.. Peki, annecik ne yalan uydurdu?? Dayısının çiftliğindeki( aslında yazlık ama sultan çiftlik diyor ) bahçeden dayısının sultan yesin diye büyüttüğü çok yararlı bişeymiş dedi.. Adımı, annecik unutmuş:))
Malzemeler,
  1. 250 gr kıyma
  2. 1 kg pırasa
  3. 2 adet yumurta
  4. 1 su bardağı süt
  5. Yarım su bardağı sıvıyağ
  6. 5 adet yufka
  7. Tuz, karabiber,pulbiber

Yapılışı,

Kıymayı ve pırasayı çok az yağda kavurun. Baharatları ekleyip ılınmasını bekleyin. 1 yumurtayı butun olarak kırın, 2. yumurtanın sarısını üzeri için ayırıp beyazını diğer yumurtaya ekleyin süt ve yağıda ilave edin. Yufkalardan birini masanıza alıp üzerine yumurtalı sütlü harçtan bolca sürün ve ortadan ikiye bölün. Kalın tarafına pırasalı harçtan koyup rulo yapın. Yağlanmış tepsinize yufkalarınızı birbiri ardına yuvarlayın. Ayrılan yumurta sarısını böreğin üzerine sürüp önceden ısıtılmış 180 derece fırında pişirin..

5 Temmuz 2007 Perşembe

Yalancı Su Böreği

Hayatımız pamuk ipliğine bağlı. Yani kelle koltukta yaşıyoruz aslında. Hayat; kimini erkenden yok ediyor, kimini de uzuuunnn yıllar yaşatıyor. Kardeşimin bana sorduğu bir soruyu ben de sizlere sormak istiyorum. Çünkü ne cevap vermem gerektiğini bilemedim. Abla dedi; bazıları gencecik yaşta ölüyor, bazıları da 90-100 yaşına kadar yaşıyor. İnsan genç yaşta öleceğini pek aklına getirmiyor, dolayısıyla da genelde Allah için değil de kendi için yaşıyor. Ama yaşlanınca hep öleceğini düşünüp daha çok için ibadet ediyor. Şimdiii; genç yaşta ölenlerin günahları daha mı çok oluyor? Yoksa fazla yaşayamadıkları için az mı oluyor? Nedir bu çelişki? Bu neyin kriteridir? Cennet cehennem varmıdır? Varsa nasıldır? Bize anlatılanlar doğrumudur? Ben çok şükür Allah a inanıyorum. Ama, ölmekten de çok korkuyorum. Şöyle ki; insan sevdiklerinden ayrılıyor. Sevdiklerini acı içinde bırakıyor. Hele ki, anne olduktan sonra daha da korkmaya başladım. Ama bu kez kendim için değil, kızım için. Allah ım onu benden hiiiiçç ama hiiçç ayırmasın. Tabii kii; hiç kimseyi ayırmasın ama dedim ya hayat işte..

Sevgili Barış aramızdan ayrıldı. Hem de saçmasapan bir kavşak yüzünden ayrıldı. O artık yok. Herzaman söylenir, seni hiç unutmayacağız diye basbas bağırırlar. Ama kimler unutulmadı kii?? O'nu aslında gerçekten ama gerçekten unutmayacak kişiler sadece anne babası aslında. Onların yürekleri kimbilir nasıl yanıyordur? Evlat acısı hiçbirşeye benzemez derler. Allah yaşatmasın. Ama bu saatten sonra söylenecek, yapılacak hiç bir şey yok maalesef. İşte bu çaresizlik beni delirtiyor. Bir de tabiiki Barış gibi gencecik yaşta hayatını kaybeden şehitlerimiz var. Ama maalesef onlar Barış kadar medyatik olmadıklarından sanırım üstlerinde bile durulmuyor. Hepsinin mekanını cennet olsun.

Yaşıyoruz, ama nasıl? Sabah evden çıkarken acaba akşam evime dönebilecekmiyim diye düşünmüyoruz. Acaba gerçekten dönebilecekmiyiz günün birinde?? Sevgili Gökçe ablam birgün bana dedi ki; (ben tabii yine plan yapıyordum sanırım) Fidan cım; insanlar Tanrı yı güldürmek için plan yaparlarmış...... yanii??? Aslında hayatımızı biz planlamıyoruz. Birileri bizim yaşayacağımız hayatı çoookkkk önceden zaten planlamış durumda. Biz sadece o filmin basrolundeyiz. Ve senaryodan aslında haberimiz bile yok. Sadece yaşıyoruz. Ama bu süreyi de en iyi şekilde değerlendirmeliyiz aslında değilmi? Şu 3 günlük dünyada küslükler, dargınlıklar,savaşlar olmasa...Bunlar sadece hayal mi? O zaman birbirimize aslında ne kadar çok sevdiğimizi söyleyelim en azından... Çünkü, yarın burada olamayabiliriz.... değil mi???

Neden mi bukadar saçmaladım? Ben de bilmiyorum. Belki de genç bir insanın ölümü bana bunları düşündürdü... Sevgili Barış, aslında gitmemeliydin, ama gittin. Anneni babanı kardeşini sevdiklerini bırakıp gittin. Mekanın cennet olsun... Allah günahlarını affetsin.. Hiiççç merak etme Barış,, hayatına son noktayı koyan kavşağa da BARIŞ KAVŞAĞI derler yarın öbürgün. Belki daha rahat uyursunn... ( ben sanmıyorum ama )

Neyse, bir şekilde hayat herşeye rağmen devam ediyor, edecek, etmek zorundaaa..... Dediğim gibi bizler de bu süreyi iyi değerlendirelim bari. Sevdiğimiz şeyleri yapalım, sevdiklerimizle olalım. Yarın beraber olamayacakmısız gibi.... Ve mutfağa girelim.. Güzel börekler, pastalar yapalım. Belki arkamızdan, şimdi olsaydı şunu yapardı ahh pek te güzel yapardı derler.. Bellimii olur??

Malzemeler , Yarım çay bardağı sıvıyağ,

Çeyrek pk margarin,

1 şişe soda,

3 yufka,

2 yumurta,

1 su bardağı peynir,

Yarım demet maydanoz,

1 su bardağı süt

Yapılışı Fırın tepsisini yağlayalım. Margarini eritelim, sodayı,yumurtaları, sütü, marg ve sıvı yağı çırpalım. 1.yufkayı tepsiye kenarları sarkacak şekilde yerleştirelim. 2.yufkayı elimizle parçalayarak yayalım. Peyniri çatalla ezip içine maydanozu koyalım. Peynirin yarısını yufkanın heryerine yayalım. 3.yufkayı 2 ye bölelim. Yarısını peynirlerin üzerine örtelim. Kalan peyniri serpiştirelim. Kalan yufkayı koyalım. Tepsinin kenarlarından sarkan yufkaları böreğin üzerine katlayalım. Böreğimizi dilimleyelim. Yumurtalı harcımızı böreğimizin üstüne dökelim. Böreğimizi en az 2 saat buzdolabında bekletelim. (Ben 1 gece beklettim) Önceden 170 derecede ısıtılmış fırında kızarana dek pişirelim. Sonuç mu? Eğer su böreği seviyorsanız, bu böreğe de bayılırsınız.....

3 Temmuz 2007 Salı

Arnavut Böreği(Çarşaf Böreği)

Bu sabah işe giderken annemden bu böreği yapmasını istedim. Öyle çok canım çekmiştiki.. Saolsunlar annem, kardeşim ve kızımla beraber 2 tepsi patatesli ve pırasalı olarak hazırlamışlar. Çok lezzetli olduğu kadar bence bir o kadar da zahmetlii… Amaaaa; emeksiz, yemek olmaz diye boşuna dememişlerrr…. değilmii?? Malzemeler Hamuru İçin Un Ilık su Tuz Arası için yarım su bardağı sıvıyağ, yarım pk margarin(erimiş) Annem 2 kg un, yarım çaydanlık ılık su ve 3 çay kaşığı tuz ile hamurunu tutmuş. Bu ölçüyle 2 davul fırın tepsisi börek yapmış. Unu eleyip ortasını havuz gibi açıp tuzunu ekleyelim. Yavaş yavaş unu ekleyip kulak memesi yumuşaklığında bir hamur hazırlayalım. Yaklaşık 20 dk hamurumuzu dinlendirelim. İç Harcı 7 Orta boy patates 3 Soğan Tuz Karabiber Yarım çay bardağı süt Yarım çay bardağı sıvı yağ Soğanları robotta kıyıp sıvı yağda kokusu çıkana dek kavuralım. Patatesleri küçük küpler halinde doğrayıp soğana ekleyip yaklaşık 5 dakika orta hararetli ateşte kavurmaya devam edelim. Tuz,karabiber (isterseniz pulbiber) ekleyip karıştırıp ocağı kapatalım. Altını kapadıktan sonra sütü ekleyip karıştıralım. (Süt patateslerin kararmasını engelliyor) Pırasalı yapmak isterseniz, pırasaları verevine doğrayıp sıvıyağ da soteleyip, tuz karabiber ve pulbiber ilave edin. Yapılışı Hamurumuz dinlendikten sonra portakal büyüklüğünde bezelere ayıralım. Merdane yardımıyla tabak büyüklüğünde açalım aralarına yağ sürüp 4 adedini üst üste koyalım. Biraz dinlendirelim. Asıl iş bundan sonra başlıyor….. Dinlenen bezelerden birini alıp elimizin üstünde biraz büyütelim. Daha sonra masamısa koyup, (bu aşamada 2 kişi olmakta fayda var) açabildiğimiz kadar büyüklükte çekeleyerek açalım. (masaya bırde sofra bezı serınkı hamuru sararken cok işe yarıyor)Hamur yırtılabilir sorun etmeyin. Yalnız hamurun çok ince açılması gerekli. Hamuru açtıktan sonra kenarlarına iç harcımızı koyup 2 kaşık yağ gezdirip sofra bezinin bir ucundan tutarak yarısına kadar rulo yapalım. Daha sonra karsı tarafınada aynı işlemi uygulayıp, ortadan 2 ye bölelim. İlk hamuru kendi etrafında yuvarlayarak yağlanmış tepsimizin ortasına koyalım. Diğer hamurlara da aynı işlemi uygulayıp ortadaki hamurun etrafına dolayalım. Böreğimiz bittikten sonra üstüne yağ sürüp, önceden hafif ısıtılmış fırına verelim. Üstü nar gibi kızarana kadar pişirelim. Fırından alınca henüz sıcakken üzerine su ve çok az yağ damlattığımız karışımdan serpiştirelim. Ve sofra bezine saralım. Ilınınca servis yapalım.

2 Temmuz 2007 Pazartesi

Çiğ Börek

Uzun zamandır nerede olacağıma bir türlü karar veremiyordum. Nihayet bugün kararımı vermiş bulunuyorum. Uzunn bir süre burada olacağım sanırım.
Bu böreği geçen hafta sonu kahvaltı için yaptım. Eşim çiğ böreği çok sever dee hehehehe..... Bir de benim eşim öyle herşeyi beğenmez. Beğenmedimi de hemen söyler. O yüzden eşimden tam not aldığım tariflerimi yayınlıyorum hep. O beğeniyorsa tamamdır diye... Bu da o tariflerden sadece biri...
Dün geceden beri dişim feci şekilde ağrıyordu. Ben tabii ki dr a gitmek istemedim. Çünkü itiraf ediyorum ; dişçi den ödüm patlar benim. Ama bu akşam artık daha fazla dayanamadım. Ve ilaç içmekten içim dışıma çıktı. Tam dişçi ye gitmeyi kabul ettim ki, diş ağrım anında kesiliverdi. Ne komik dimi.... Ama eşim beni doğruca dr a götürdü. Veeeee; işkence başladı.. Tam 2 saat filan sürdü sanırım. Çünkü dr la epey bi cebelleştim. İğne yaptırmadım, ağladım, (hem de çok ağladım) kanal tedavisi dedi, ben iyiyim gidelim dedim. Ama işkence başlamıştı bi kere.. Kurtulma şansım yoktu.. Çaresiz ağlaya ağlaya iğneyi yaptırdım. Olmadı, uyuşmadı lanet diş. Herkesin ağız yapısı farklı olduğu için kimi insanı tek iğne kurtarmazmış. Şansa bakın kii ; ben o sınıftaymışım.. Eeeeee dedim (diyebildiğim kadarıyla) bir iğne daha dedi..... Offfff allahımm... Neyse 2.iğne de yapıldı, sonrasını da tahmin edersiniz sanırım. İğrenç tedavi başladı. Her ne kadar bir an önce bitsin diye dua ettiysem de yaklaşık olara 1 saat boyunca dişim oyuldu. Tabii aynı zamanda beynim de.... En kötüsü de dişime verdiği ilaçtı.. Resmen çamaşır suyu kokusu geldi. Nerdeyse üstüne kusucaktım. (gerçi keşke yapsaydım, zaten sevmedım dr u) hehehheh... Şu anda da konuşamıyorum maalesef. Kulağım bile uyuşmuş durumda. Ama işkence henüz bitmedi, devamı haftaya.......
Yeni sayfamı ben çok sevdim. Umarım sizde hem yeni sayfa düzenimi hem de tariflerimi beğenirsiniz. Ooooo saat te 2:00 olmuş bi an önce tarifi vereyim de malum yarın işe gitmeliyim. Gerçi bu uyuşukluk ne kadar sürer bilmiyorum. Böyle olursa yandım ben konuşamıyorum kiiii heheheheh......
Malzemeler;
1 su bardağı süt (ılık)
Yarım bardak su
2 çorba kaşığı sıvıyağ
2 çay kaşığı tuz
Aldığı kadar un (yaklaşık 5 su bardağı kadar)
İç Harcı;
250 gr kıyma
2 adet soğan
2 sivri biber
1 adet domates ( çok kocaman olmasın ama)
Maydanoz
Tuz
Karabiber
Kızartmak İçin;
2 su bardağı sıvıyağ
Yapılışı;
Kıymaya; küçük doğranmış soğan, rendelenmiş domates, sivri biberler, maydanoz ve baharatları koyup karıştıralım.
Süt, su, sıvıyağ, tuz ve aldığı kadar un ile (unu eleyelim ama) kulak memesi yumuşaklığında yoğuralım. (yani hamur ele yapışmasın ama çokta sert olmasın) Hamurumuzu iyice yoğurduktan sonra üzerini örtüp 20 dk dinlendirelim.
Dinlenen hamurumuzdan yumurta büyüklüğünde parçalar koparıp, tabak büyüklüğünde merdane ile açalım. İçine 1 çorba kaşığı harcımızdan koyup kenarlarını bastırarak kapatalım. Fazla kenarlarını keselim. Açılmaması için isterseniz benim yaptığım gibi çatal ile bastırabilirsiniz.
2 su bardağı sıvıyağı bir tavaya alıp iyice kızdıralım. Hazırlamış olduğumuz börekleri altlı üstlü kızartıp kağıt havlu serilmiş bir tencereye alalım. Böreklerimizin hem sıcak kalması hem de yumuşak olması için tenceremizin kapağını kapalı tutalım.
Not: Bu malzemelerle ben 14 adet börek elde ettim. Birde börekleri hazırladıktan hemen sonra kızartırsanız sonuç çok daha iyi oluyor.. Benden söylemesi. Eğer hazırlayıp masada bırakırsanız, masa ile bütünleşmiş hamurlarınız olacaktır hehehehehe.....