Uzun zaman oldu ses vermeyeli, bunun tek sebebi yukarıda minicik elini gördüğünüz alemlerin adamı, benim minik mucizemdir:) Paşamız doğalı 1 ayı geçti.. Şaka gibi hayat, öyle hızlı geçiyor ki akıp gidiyor sanki avuçlarımızdan.. Bizim yakışıklı oğlumuz Miraç kandilinde katıldı aramıza bereketiyle geldi sanki, 29 Temmuz sabahı yağan yağmurla.. Hastane yolu hiç bu kadar uzun gelmemişti bana. Yol bitmek bilmedi.. Biliyorsunuz oğlum hep içimde kalsın istedim, en güvenli yerde.. Merak ediyordum yavrumu tabi ama hamileliğimde yaşadığımız onca şeyden sonra içimde tutabildiğim kadar tutmak istedim.. Doğum bir kavuşmamıydı, yoksa yavrumla ayrılıkmıydı bilemedim.. Anneler için öyle değilmidir zaten, kucağımıza alırız ama içimizdeki kıpırdanışlarını özler dururuz:) Şimdi çok şükür Allahıma iki mucizem yanımda ve ikisi de çok sağlıklı.. Yorumlarıyla, telefonlarıyla beni yalnız bırakmayan herkese teşekkürler.. Ve beni hastane odasında yalnız bırakmayan, ziyaretiyle beni şaşırtan sevgili arkadaşım Hacer ( kurabiyem ) ve yakışıklı oğluna ayrıca teşekkür ediyorum..

Paşamın bebek şekerlerini sevgili İlker hazırladı.. Çok şirinlerdi çok.. Tekrar ellerine sağlık İlker'cim..
Bizim evin hallerine gelince; efendim, benim paşam alemlerin adamı dedim ya tam da öyle:)) Yahu adam gündüz emiyor memeyi yatıp uyuyor:)) Gece olunca saat 1 den sonra açıyor gözlerini.. Alemlere akma zamanı tabii.. Paşam diyorum iç sütünü sonra bari sen ak aleme beni sürükleme :)) yok efendim beraber akıyoruz alemlere.. Şu aralar en favori şarkımızda " Uykusuz Her Gece " Bu arada artık evde bana ismimle seslenen kalmadı.. Süt ineciği aşağı, süt ineciği yukarıı.. Sevgili Ayşem den devralmış buluyorum inekliği:)) Gün boyunca süt üretimine başladım.. Fidan sütleri:)) Oğlum çok seviyor ( walla bende meraktan azıcık tattımda pek iş yapmaz ıyyyy) fakat sütümü yoksa sütün ona gelmesini sağlayan organımı çözemedim:)) Sütünü emiyor sonra da başını göğsümün üstüne koyup uyuyor:)) Benim göğüs çok fonksiyonlu çook.. Hee arkadaşlar kahve içmeye beklerim, tamam sütlü kahve yapıcam size söz heheh...
Ehh, ayaklandım ya attım kendimi paşa uyurken mutfağa yani kalktım size kek yaptım.. Hem de kakaolusu ayrı, üzümlüsü ayrı, yeşili ayrı, bazende karıştırdım hepsini birbirine özlemişim mutfağımı:)) Kimisinin üstüne bebecikler kondurdum..
Oğlum Ege Burak tam 1 ayını doldurduğu gün mevlüdünü yaptık arkadaşlar.. Eee mevlütte ikram etmek için kurabiye yapmak istedim.. Yaptımmı peki?? Sayılır:)) Hiç hayalimdeki gibi süslü püslü olamadılar ama bizim ahali olmasaydı bunları dahi yapamazmışım onu anladım.. Kardeşim ve ablam (kuzenimin eşi) ballama ve kaplamada:)) damadımız, yeğenim ve kızım poşetleme ve kurdele takmakta görevliydiler.. Eşim oğlunun başında bende bir orda bir burda ama en çokta paşamla bakışarak, koklaşarak süt verme görevini üstlendim.. Sonuçta ortaya 60 adet aşağıdaki kurabiyeler çıktı..

Benim kıpırcan yine kıpraşıyor arkadaşlar.. Bir ses vermek istedim sadece.. Bloğuma eskisi kadar zaman ayıramıyorum ne yazıkki.. Bu yıl prenses kızım da okula başlıyor.. Yani bizim için zor bir yıl olacak.. Bloğumu kapatmaktan yana değil gönlüm aslında :(( ama herşeyin altından kalkabilecekmiyim bilemiyorum.. Bakalım zaman ne gösterecek.. Ayrıca hepinize hayırlı ramazanlar diliyorum.. Ve ben şu anda ki asli görevime gidiyorum.. Paşam artık kıpraşmıyor, bağırıyor:)) Hepinize sevgiler...
Fidan BAYDAR